İstanbul’a gelen bir turist en çok nelerden etkileniyor?

Amerika’da yaşayan bir arkadaşım ilk kez istanbul’u gezmek üzere geldi. Bir çok tarihi yeri keyifle anlattıktan sonra konu yemek içmeye geldiğinde yüzünde ayrı bir gülümseme oluştu.

Gastro turizm İstanbul’un en önemli gelir kaynaklarından biri olabilir, tüm Türkiye’nin lezzetleri dünya mutfaklarından örnekler, Osmanlı saray mutfağı, envai çeşit lezzeti İstanbul’da bulmak mümkün.

Bir turistin ülkesine döndükten sonra aklından kalan en çarpıcı lezzetlerden biri de tabii ki baklava. Arkadaşımda baklavadan bahsederken ayrı bir keyifle anlatıyordu bu lezzeti. Belki biz türk lezzetlerine alışkın olan insanlar için bu çoktan unuttuğumuz bir his. Kaçımız ilk baklava yediğimiz anı hatırlıyoruz. Muhtemelen çocukluk dönemlerimizde tanıştığımız lezzetlerden biri.

Sonuç: Baklava ve diğer lezzetlerimizin kıymetini bilelim…

İnsanın açlığını gideren nedir?

Ramazanın son günü bir arkadaşımla birlikte güzel bir iftar yemeği yiyelim dedik. Menüde mercimek çorbası, ardından tavuk şiş veya adana kebap salata ve ardından baklava vardı.

Her ramazan olduğu gibi bu ramazan da restoran sahipleri insanların karınlarının aç olmalarını ve orucun vermiş olduğu güçsüzlüğü fırsat bilerek fiyatları abartmışlardı. Öyle ki yine bir iftar yemeğinde ben iftarlar da çok fazla yiyemediğim için bir çorba, içecek ve birde pide yemek istedim, garson ısrarla size iftar menüsü verelim o zaman daha karlı olur dedi. Sonradan hesapladığımda iftar menüsünün daha pahalı olduğunu görünce hesaba itiraz ederek düzelttirebildik. Yani efendim kısacası insanların gözünü para bürümüş Ramazan günü insanların karnını doyurmak sevap kazanmak hak getire.

Neyse ben asıl konuya döneyim, ramazanın son günü olan iftar yemeğimizde ana yemeğin porsiyonu neredeyse yarısı kadardı yani adana kebap ufacık geldi, çorba azdı baklava ise tabağın içinde iki taneydi. Buna rağmen her birinin lezzeti üst düzeydeydi, yemek sona erdiğinde doyduğumuzu hissettik.

Sonuç olarak insanı doyuran yemeğin çok olması değil lezzetin iyi olması kararını verdik…

Yemek sonrası tatlı yemek

Beslenme uzmanları Ramazan ayını yaşadığımız bu günlerde bu konu hakkında sık sık televizyonlarda konuşuyorlar. Gerçektende yemekten hemen sonra tatlı ve ya meyve yememek gerekiyor.

Yemek yedikten sonra kan şekerimiz yükseliyor ve iyi hissetmeye başlıyoruz ama yemekten hemen sonra yenen tatlı veya meyveler zaten yükselmekte olan kan şekerine ek bir takviye yapıyor. Bu aşırı şeker yüklenmeside vucutta insülin salgılamada düzensizliklere neden oluyor.

Yemekten en az iki saat sonra tatlı veya meyve yemeye dikkat etmeli ve tabii ki porsiyonları da abartmamamız gerekiyor.

Afiyet olsun.

Baklava nasıl yapılır?

Bu yazıda baklava nasıl yapılır bunu anlatan bir baklava tarifi ‘ni sizlerle paylaşacağız. Doğru pişirme süresi ve kaliteli malzemeler kullanarak harika bir lezzete ulaşabilirsiniz. Haydi başlayalım…

Malzemeler:
Hamuru için
Bir su bardağı süt
Bir su bardağı sıvı yağ

Üç adet yumurta
Tuz
Yarım çay bardağı sirke

Kıvamın aldığı kadar un
Bir paket nişasta
Tercihinize göre 400gr ceviz içi yada antep fıstığı içi
250gr Terayağı
Yarım paket margarin

Şerbeti için
1,5 Kilo şeker
1,5 litreden bir bardak fazla su

Evet malezemelerimizi saydıktan sonra şimdi baklavamızın yapılışına geçelim:

Hamur malzemeleriyle yumuşak kıvamda bir hamur yoğurduktan sonra yarım saat dinlenmeye bırakıyoruz. Dinlenme işlemi bittikten sonra hamuru dört eşit parçaya bölüp her parçadan 15 adet ceviz büyüklüğünde beze bölüyoruz.

Bu bezeleri üzerine nişasta serperek oklava yardımıyla büyütüyoruz. Büyüttüğümüz bezelere aralarına nişasta serperek yapışmasını engelliyoruz ve 15 bezeyi üst üste koyarak tepsi büyüklüğüne gelene dek açıyoruz. Açılan bezeleri tek tek ayırıp aralarına tercihinize göre fıstık ve ya ceviz koyarak tepsiye diziyoruz.

Dizme işlemi bittikten sonra tepsinin kenarlarındaki yufkaları bıçak yardımıyla sıkıştırıp dışarı taşan kısımları kesiyoruz. Bakleva dilimlerinin kesim işlemini dilediğiniz gibi yapabilirsiniz ister baklava dilimi isterseniz kare baklava yapabilirsiniz, keskin bir bıçak yardımıyla dilimleme işleminizi tepsi üzerinde yapın. Daha sonra tereyağ ve margarin karışımını eritip ılık olarak tepsiye eşit dağılım gösterecek şekilde döküyoruz.

170 derecelik fırında yaklaşık 50 – 60 dakika üzeri nar gibi kızarana dek fırınlıyoruz.

Şerbet için toz şekeri su limon suyunu tencerede 10 dakika kaynatıp fırından çıkan tepsimize şerbetimiz ılıkken döküyoruz.

Şerbetini toz şekeri, suyu, limon suyunu bir tencereye koyup 10 dakika kaynatıp hazırlıyoruz. Baklavamız fırından çıktıktan sonra şerbeti ılıkken döküyoruz.

Hem şerbetin hemde baklavanın ılık olmasına dikkat edilmelidir baklava fırından çıktından sonra soğumadan, şerbette henüz ılıkken, şerbet verme işlemi yapılmalıdır.

Afiyet olsun :)

 

Baklava’nın tatlı dünyasına hızlı bir giriş

Baklava’nın ana vatanı hakkında tartışmalar sürerken uzmanlar yufka ile hazırlanan tüm yiyeceklerin göçebe ve yörük kültürlere ait olabileceğinden bahsetmekte. İnce yufka açma bilgisi orta asyadan batıya kadar yayılan bir teknik.

Dolayısı ile baklava bizim öz kültürümüz diyebiliriz. Bu blog sayfasında genellikle baklava ve türevi olan tatlıların tarihini, tariflerini paylaşıyor olacağız.

Yemek bir kültürdür kimileri için ise bir sanat…